Merkez Bankasının ve Ak Parti Hükümeti’nin para, faiz ve enflasyon politikaları, dolar kurunu arttırdı. Merkez Bankasının faizleri ve enflasyonu düşürmesi iyi oldu elbette ama bir taraftan da dolar üzerinden alış veriş yapan şirketler, zor durumda kalmaya başladı. Doların 2.40 civarını görmesiyle, altın fiyatları da yükselişe geçti. Bunu duyan vatandaş kuyumculara akın edip, elindeki altınları bozdurmaya başladı. Peki bu durum daha nasıl devam edecek, şu sıralar da altın alınmalı mı yoksa uzak mı durulmalı. Haber Merkezimiz sizler için akşam saatlerinde Kazancılar Çarşısı’nı ziyaret edip piyasanın nabzını yokladı.
Uzun yıllardır Kazancılar Çarşısı’nda esnaflık yapan ilimizin tanınmış simalarından Şaban Zıkkavun Haber Ekibimize piyasaları değerlendirip, küçük yatırımcılara tiyolar verdi…
Zıkkavun; öncelikle euro’nun neden kaybettiğini açıklayıp şunları kaydetti… “ Normalde beklenen bir olaydı, altının onsu 3 yıl önce 1950 dolardan, 1150 dolar civarına kadar gevşemişti. İsviçre halkının altın alalım mı almayalım mı diye hareketlerinden dolayı, dünya borsasında altına talep oldu. İsviçre kendilerine emanet bırakılan paralardan, komisyon alacağını söymesiyle birlikte, bir kısım ülkeler paralarını isviçreden çekerek, en güvenli liman olarak bilinen altına doğru yöneldiler. Ben bunu geçici bir şey olduğuna inanıyorum. Bu arada tabi altının fiyatının yine bugünkü gibi 97 lira civarında olmaması gerekirdi. Almanya Merkez bankasının yapmış olduğu açıklamada, 9 ay boyunca 50 – 60 milyar euro civarında piyasaya para sürüp, tahvil alacağını açıklamasıyla, yani paranın genişlemesiyle birlikte, Euro piyasada biraz daha çoğalacağını düşündüklerinden dolayı, Euro biraz değer kaybetmeye başladı, Dolar da değer kazanmaya başladı. Bildiğiniz gibi yaz sezonunda 1.30 civarında olan Dolar – Euro Paritesi, şuan da 1.12 civarına geldi. Bu da şunu gösteriyor ki %12 civarında Euro değer kaybetti. Türkiye’de de bildiğiniz gibi, 1,5 ay önce 3.00 lira civarında seyreden Euro bugün 2.60 ‘a kadar düştü. Doların Türkiye de yükselmesiyle Altının fiyatı normalde 94 lira olması gerekirken, doların, tl bazındaki yükselişinden dolayı bugün 97 civarında seyrediyor.”
Zıkkavun sözlerinin devamında “ Bu işin yaza kadar böyle kalacağını tahmin etmiyorum, Nisan ayında ABD Merkez Bankasının açıklaması olacak, herkes heyecanla onu bekliyor. ABD Merkez Bankasının yapacağı açıklama, altın piyasını ve döviz piyasasını büyük bir şekilde etkileyecektir. Ama ben şöyle söylüyorum, biliyorsunuz altının gram fiyatı 109.00 liradan, 80.00 liraya kadar düşmüştü. Altında şu tabir vardır. Altın gördüğü yeri muhakkak görür. Ben Türk halkına şunu söylüyorum; ‘Altının gramı 97 lira oldu diye, acil ihtiyaçları olmadıkları takdirde, ellerindeki altınları bozdurmalarını kesinlikle tavsiye etmiyorum. Bunun yanı sırada ellerinde nakit varsa altın almalarını tavsiye ediyorum’ çünkü her zaman bu böyledir, gördüğünden aşağı düşmez altın. 108 lirayı gördüyse 108 lirayı geçecektir. Halk arasında şu vardır; ‘ Yaz sezonu geliyor, Almancı sezonu geliyor, Türkiye’de altın fiyatı yükselir!’ hiç öyle bir şey yok. Çünkü altının fiyatını Almanya’dan gelen kardeşlerimiz belirlemiyor, altının fiyatını Dünya Borsası belirliyor, baktığınızda şuan da kış ayındayız, ne gurbetçi var ne düğün var, ama altın fiyatı yükseliyor. Bu da şunu gösteriyor ki altını dünyada alım satım yapanlar olduğu için, dünya borsaları tarafından yönetiliyor.
Yorumcuların yorumlarının tamamına inanacak olursak, doların 2.50 lira olacağını söylüyor. Ama kaynak nedir ölçü nedir, niye olacak. Bakın şöyle söyleyim şuan Kayseri’de günlük 50 kilo civarında altın eritiliyor, yani müşterilerden bize geliyor, bizde bunları topluyoruz, istanbul’a toptancıya gönderiyoruz, toptancı bunu külçe haline getiriyor ve bu yurt dışına resmi olarak ihracat yapılıyor. Yani bu Türkiye’de şuan da legal olarak dolara, hem kuyum sektörü müdahele ediyor, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası müdahale ediyor. Ben doların yükseleceğine ben çok fazlada inanmam. Belki olsa olsa bir iki günlüğüne, ama ben 2.30 liraya gerileyeceğini ben inanıyorum. Ülkemizde her şeyden önce istikrar var, burası, Suriye, Irak ve ya Yunanistan değil, çok şükür başımızdaki güvenilir, insanlarla Türkiye, büyük denizlerde de olsa, gemilerle güzel yolculuklar yapıyor.”
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkanı Mehmet Büyüksimitci’nin hayatını kaybeden annesi Ayşe Büyüksimitci son yolculuğuna uğurlandı.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Ankara'da Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret etti.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube polisleri, Yahyalı’da okul personeli, veliler ve öğrencilerle bir araya gelerek narkotik suçlara karşı bilinçlendirdi.
Kayseri’nin Yahyalı ilçesindeki Soğulcak Yaylası’nda karların erimesiyle birlikte kaçak kazılar gün yüzüne çıktı.
Kayserispor’un prensip anlaşmasına vardığı Rus santrfor Fedor Chalov, Kayseri’ye geldi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, üniversite hastanelerinin içinde bulunduğu zor koşulları Meclis gündemine taşıdı. Detaylar Kayseri Haber'de...
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 6 Şubat depremleri sonrası kaybolduğu iddia edilen çocuklara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Daha önce de tribünleri ayağa kaldıran hamlelere imza atmıştı… MHP’li Baki Ersoy bu kez Kocaelispor maçı öncesi yine sahneye çıktı.
Kayseri futbolunun yakından tanıdığı isim, Ankara’da sürpriz bir ziyarete imza attı. Görüşmenin adresi TBMM oldu…
ALF Araştırma’nın 12–16 Ocak 2026 tarihleri arasında 2 bin kişiyle yüz yüze gerçekleştirdiği çalışmada, kamuoyunun yardımseverlik algısında öne çıkan isimler sıralandı. Sonuçlar dikkat çekici.
Sert yükselişlerin ardından altın piyasasında tablo değişti. Ekonomist İslam Memiş, ons altın için kritik eşiği açıkladı, yatırımcılar bu seviyeye kilitlendi… Detaylar Kayseri Haber'de...
Develi Belediye Başkanı Adem Şengül, 2 yıllık görev süresini değerlendirdiği basın toplantısında kamuoyunda endişe yaratan patlamayla ilgili soruyu yanıtladı. Detaylar Haberimizde...
Kayseri’nin kent hafızasında önemli bir yere sahip olan Sivas Caddesi, yalnızca bir ulaşım aksı değil; aynı zamanda şehrin sosyal, kültürel ve ticari dönüşümünün de tanığı.
6 Şubat depremlerinin ilk saatlerinde enkazın kalbine giren Kayserili UMKE ve sağlık ekipleri, yaşadıkları anları anlattı. Yenidoğan bebekler, ikinci deprem ve saniyelerle yarışılan kurtarma anları hâlâ unutulmuyor…