Genç Barış İnisiyatifi Derneği Genel Başkanı Emre Akkaş yazılı bir açıklama yaparak Artık Yeter ! Gençler Ölmesin Bu Vatan Hepimizin dedi. Akkaş açıklamasında şu görüşlere yer verdi.
Böylesine zor bir coğrafyada yıllardır binlerce genç kardeşimizi gencecik yaşında toprağın ellerine verdiğimiz bir sorun çözülecek diye ümit ederken, silahlara yeniden sarılarak, toplumumuzu terörize ederek anaların yüreğine ateşler düşürenleri çok sert bir şekilde kınıyor ve lanetliyoruz !
Etnik milliyetçilik, mezhepçilik bu topraklarda kan ve göz yaşından başka bir şey getirmemişken, 30 yıldır bitmek bilmeyen bir kan ve gözyaşı nehri artık kuruyacak diye ümit ederken ve millet olarak yeter ki barış gelsin diye pek çok fedakarlık yapılması göze alınmışken kim ne amaçla yeniden kandan ve gözyaşından medet ummaktadır? Göksu nehrini Fırat´tan ayırmak Toroslar´ı Ağrı dağından ayırmak nasıl ihanetse, bu vatanın Türkünü Kürdün´den ayırma hainliğine kim hangi amaçla cüret edebilir? Barışı ve kardeşliği millet olarak haykırmak isterken o yollara mayınlar döşemek, güvenlik güçlerimize saldırılarda bulunmak ve toplumumuzu terörize etmek nasıl bir barış getirebilir ülkemize?
Cevapları açıkça hiç bir zaman verilmeyen bu soruların gerçek cevaplarının karanlık gölgesi altında kaldığımız bu günlerde, açıkça ve en sert şekilde ifade ediyoruz ki; gençliğimizin kaderi ülkemizin kaderidir ve hiçbir siyasi hesabın malzemesi yapılamaz. Bu bereketli toprakların yetiştirdiği gençliği heba etmeye kimsenin hakkı yoktur. Bizler, bu ülkenin bu vatanın Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Ermeni ve daha bir çok etnik kökenden, toplumun farklı kesimlerinden olan gençleri olarak bu güzel vatanı kaosun, terörün ve şiddetin hakim olduğu bir yer haline getirmek için çaba gösterenleri en sert şekilde lanetliyoruz. Terör ile barışın geleceğine, bu ülkenin güvenlik güçlerinin ve halkının canına kast ederek özgürlük mücadelesi verileceğine de kesinlikle inanmıyoruz. Terörü adı ne şekilde konulursa konulsun, hedefi ne şekilde temellendirilirse temellendirilsin avazımızdan çıkan en gür seda ile lanetliyoruz.
Zaman yıllanmış ve çözümsüzleştirilmeye çalışılan bu sorunu çözme zamanı, kana ve gözyaşına bizleri mahkum etmeye çalışan teröre ve ayrılığa karşı kavgayı isteyerek değil barışı ve kardeşliği pekiştirerek birlik içinde karşı durma zamanıdır. Silahla, ölmek ve öldürmekle kalıcı çözümlerin bulunamadığı aşikardır ve tecrübe edilmiştir. Terör örgütünün en yakın zamanda silah bırakması ve bu ülke topraklarından çekilmesi elzemdir. Başarılı bir sonuca ulaştırılamayan çözüm sürecinin silahların bırakılmasının ardından daha şeffaf, daha açık ve en hızlı şekilde devam ettirilmesi, yapılan hataların tekrar edilmemesi, barışın ancak toplumsal bir kabullenme ve dayanışma ile gerçekleştirilebileceği unutulmadan ivedilikle ve yeniden tesis edilmesi elzemdir. Şehit haberlerinin geldiği her gün hepimizin yüreğine ateş düşmekte ve analar ağlamaktadır. Yaşadığımız bu acı günlerin temeli olan soruna kalıcı bir çözüm bulmak için üstün körü projeler, günü kurtaran laflar ve söylemlerin ötesine geçilmeli, anlamlı, kalıcı ve gerçekçi çözüm önerileri toplumsal birlik ve beraberlik projelerine dönüşmeli ve bu projeler sivil toplumun aktif katılımı ile yürütülmelidir.
Demokratik haklar hiç bir grup veya örgüt ile pazarlık konusu dahi yapılmamalı, demokrasinin gerekleri olarak hangi etnik kökenden olursa olsun her birey kendini Türkiye´nin eşit ve özgür bir vatandaşı olarak güvende hissetmeli ve o ortamın sağlanmasında siyasi irade gerekeni en doğru şekilde yapmalıdır. Türkiye anaların ağladığı bir ülke olmamalıdır. Evlerden vatan yürekli analarımızın feryatları değil sevinç çığlıkları yükselmelidir. Artık teröre, ayrılığa, dışlamaya ve ötekileştirmeye kimse prim vermemelidir. Hiç bir kitle ötekileştirmeyle ve etnik propagandayla konsolide edilememeli, bu güzel ülkenin gençliği ve geleceği asla ve asla küçük hesaplar uğruna heba edilmemelidir.
Tüm siyasilere ve liderlere çağrımız şudur: Ne olur iki yüzlü hesaplar, siyasi amaçlar ve güç devşirme peşinde her şeyi mübah gören eski alışkanlıkları bırakın ve bu ülkenin evlatlarının 20´sinde 30´unda arkalarında analarının feryatlarını bırakarak bu topraklara düşmesine engel olun. Artık ölmesin gençler. Yanmasın yürekler. Ve bir an önce yeniden barışı ve huzuru soluklasın kalpler.
GBİ Derneği olarak şehit olmuş tüm güvenlik güçleri mensuplarına ve vatandaşlarımıza Allah´tan rahmet, ailelerine büyük sabır ve yaralılarımıza acil şifalar dileriz.
Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Başkanı Mehmet Büyüksimitci’nin hayatını kaybeden annesi Ayşe Büyüksimitci son yolculuğuna uğurlandı.
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Ankara'da Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret etti.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube polisleri, Yahyalı’da okul personeli, veliler ve öğrencilerle bir araya gelerek narkotik suçlara karşı bilinçlendirdi.
Kayseri’nin Yahyalı ilçesindeki Soğulcak Yaylası’nda karların erimesiyle birlikte kaçak kazılar gün yüzüne çıktı.
Kayserispor’un prensip anlaşmasına vardığı Rus santrfor Fedor Chalov, Kayseri’ye geldi.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, üniversite hastanelerinin içinde bulunduğu zor koşulları Meclis gündemine taşıdı. Detaylar Kayseri Haber'de...
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, 6 Şubat depremleri sonrası kaybolduğu iddia edilen çocuklara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Daha önce de tribünleri ayağa kaldıran hamlelere imza atmıştı… MHP’li Baki Ersoy bu kez Kocaelispor maçı öncesi yine sahneye çıktı.
Kayseri futbolunun yakından tanıdığı isim, Ankara’da sürpriz bir ziyarete imza attı. Görüşmenin adresi TBMM oldu…
ALF Araştırma’nın 12–16 Ocak 2026 tarihleri arasında 2 bin kişiyle yüz yüze gerçekleştirdiği çalışmada, kamuoyunun yardımseverlik algısında öne çıkan isimler sıralandı. Sonuçlar dikkat çekici.
Sert yükselişlerin ardından altın piyasasında tablo değişti. Ekonomist İslam Memiş, ons altın için kritik eşiği açıkladı, yatırımcılar bu seviyeye kilitlendi… Detaylar Kayseri Haber'de...
Develi Belediye Başkanı Adem Şengül, 2 yıllık görev süresini değerlendirdiği basın toplantısında kamuoyunda endişe yaratan patlamayla ilgili soruyu yanıtladı. Detaylar Haberimizde...
Kayseri’nin kent hafızasında önemli bir yere sahip olan Sivas Caddesi, yalnızca bir ulaşım aksı değil; aynı zamanda şehrin sosyal, kültürel ve ticari dönüşümünün de tanığı.
6 Şubat depremlerinin ilk saatlerinde enkazın kalbine giren Kayserili UMKE ve sağlık ekipleri, yaşadıkları anları anlattı. Yenidoğan bebekler, ikinci deprem ve saniyelerle yarışılan kurtarma anları hâlâ unutulmuyor…