-
A-
-
A+
Haber Editörü
Eray Sena Kösedağ
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, TBMM’de Yeni Yol Grubu’nun genel görüşme önerisi üzerine yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yüksek işsizlik, artan faiz yükü ve rezervlerdeki düşüşe dikkat çeken Genç, ekonominin kırılgan bir yapı içinde olduğunu ifade etti.
Son iki ayda 351 bin kişinin işsiz kaldığını, bütçeden iki ayda 640 milyar lira faiz ödemesi yapıldığını ve son üç haftada yaklaşık 30 milyar dolarlık rezerv kaybı yaşandığını belirten Genç, bölgedeki savaşın da ekonomik tabloyu daha da ağırlaştırdığını söyledi. Kayseri’de nakliyeci esnafıyla yaptığı görüşmeleri de aktaran Genç, akaryakıt fiyatlarındaki artışın üretim ve lojistik maliyetlerini doğrudan etkilediğini vurguladı.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, konuşmasında şunları kaydetti:
“Ocak ayında cari açık 6,8 milyar dolara çıktı”
“Bugün burada sıradan bir ekonomik tabloyu değil, savaşın gölgesinde kırılgan hale gelmiş bir ekonomiyi konuşuyoruz. Evet, bölgemizde savaş var. Ama asıl soru şu: Türk ekonomisi bu şoku kaldırabilecek durumda mı? Cevap açık: Hayır. Bakın, sadece geçtiğimiz iki ayda en az 351 bin kişi işini kaybetti. Bu ne demek biliyor musunuz? Her gün yaklaşık 6 bin kişi, her saat 250 kişi işsiz kalıyor. Sanayi üretimi düşüyor, hizmet sektörü daralıyor, borçlar ve icralar artıyor. Türkiye ekonomisi daha yılın başında küçülme sinyalleri veriyor. Peki böyle bir ekonomiye savaş ne yapmaz ki? Enerji maliyetini artırır, gıda fiyatlarını yükseltir, cari açığı büyütür. Nitekim daha ocak ayında cari açık 6,8 milyar dolara çıktı. Ve bu daha başlangıç.
“Yatırım harcamaları yüzde 44 düştü”
Savaşın etkisi önümüzdeki aylarda çok daha ağır hissedilecek. Ama asıl mesele şu: İktidar bu riske karşı hazırlıklı mı? Hayır. Çünkü ekonomi üretimle değil, borçla dönüyor. Bakın bütçeye, sadece iki ayda 640 milyar lira faiz ödedik. Günde 10 milyar lira, saatte 400 milyon lira, dakikada yaklaşık 7 milyon lira faiz ödüyoruz. Her saniye yaklaşık 120 bin lira faiz ödeniyor. Peki yatırım? Yatırım harcamaları yüzde 44 düşmüş. Yani bu ülke üretime değil, faize çalışıyor.
“Yüksek cari açık, artan dış finansman ihtiyacı ve zayıflayan rezerv yapısı…”
Bugün vatandaşın sırtındaki yük sadece borç değil, belirsizliktir. Çünkü bölgemizde yaşanan savaş, ekonomide zaten var olan kırılganlıkları büyütüyor. Geçtiğimiz hafta Kayseri’de nakliyeci esnafımızla bir araya geldim. Hepsinin ortak cümlesi şu: ‘Diğer tüm sektörler gibi önümüzü göremiyoruz.’ Akaryakıt fiyatları sürekli artıyor, maliyet hesabı yapılamıyor, taşımacılık sektörü ciddi bir baskı altında. Brent petrol 100 doların üzerine çıkmış durumda. Bu, sadece pompaya yansıyan zam değil; üretimden lojistiğe, gıdadan ihracata kadar tüm zincirin maliyetlerinin artması demek. Ama asıl mesele şu: Türk ekonomisi yaşanan sürece güçlü bir yapı ile girmedi. Yüksek cari açık, artan dış finansman ihtiyacı ve zayıflayan rezerv yapısı… Bunlar tabloyu daha da kırılgan hale getiriyor. Nitekim sadece üç haftada 30 milyar dolara yakın rezerv eridi. Yani sorun sadece savaş değil; ekonominin bu tür şoklara karşı dayanıklılığını kaybetmiş olmasıdır. İşte bu yüzden bu mesele, sıradan bir ekonomik tartışma değil, Türkiye’nin ekonomik güvenliği meselesidir.
Bugün Türkiye ekonomisi yüksek borç, yüksek faiz, düşük üretim ve yüksek risk sarmalına girmiştir. Risk primi artıyor, güven azalıyor. Bu tabloyu görmezden gelmek, ülkemize yapılabilecek en büyük kötülüklerden birisidir. İşte bu yüzden diyoruz ki: Bu Meclis bu tabloyu konuşmak zorundadır. Önümüzdeki riskleri görmek zorundadır. Savaşın gölgesinde derinleşen ekonomik kırılganlık, genel görüşmeyi zorunlu hale getirmektedir.”

