-
A-
-
A+
Haber Editörü
Eray Sena Kösedağ
Ev sahibi ile kiracı arasında en çok tartışılan konulardan biri olan “sözleşme bitmeden çıkılır mı?” sorusu, Yargıtay’dan gelen yeni kararla bambaşka bir boyuta taşındı.
Resmî Gazete’de yayımlanan karar, kira sözleşmelerine ilişkin bugüne kadar bilinen birçok kuralın yeniden sorgulanmasına neden oldu. Özellikle uzun süreli sözleşmelerde tarafların eli güçlenirken, dikkat çeken bir kapı da aralanmış oldu.
Dosya Yargıtay’a gitti, karar değişti
Karara konu olan olayda, taraflar arasında uzun süreli bir kira sözleşmesi bulunmasına rağmen, sonradan ortaya çıkan ve öngörülemeyen gelişmeler nedeniyle ev sahibi sözleşmeyi sona erdirmek istedi. Ancak yerel mahkeme bu talebi reddetti.
Dosyanın Yargıtay’a taşınmasının ardından süreç tamamen değişti. Yüksek Mahkeme, Türk Borçlar Kanunu’nun 331. maddesine işaret ederek, “olağanüstü fesih” hakkının belirli süreli sözleşmelerde de uygulanabileceğini vurguladı.
“Çekilmez hale gelirse fesih mümkün”
Karara göre, kira ilişkisi taraflardan biri için çekilmez hale gelmişse ve ortada ciddi bir neden varsa, sözleşme süresi dolmadan da fesih mümkün olabilecek.
Ancak bu durum her olay için geçerli değil. İleri sürülen gerekçenin somut, güçlü ve gerçekten katlanılamaz bir durumu ortaya koyması gerekiyor. Ayrıca yasal bildirim sürelerine uyulması da şart.
Sadece ev sahibi değil, kiracı da kullanabilecek
Kararın en dikkat çeken yönlerinden biri ise bu hakkın yalnızca ev sahiplerine değil, kiracılara da tanınmış olması. Yani taraflardan hangisi olursa olsun, olağanüstü bir durum ortaya çıkarsa sözleşmeyi sona erdirme yoluna başvurabilecek.
Kira piyasasında dengeler değişebilir
Uzmanlara göre bu karar, son dönemde artan kira uyuşmazlıklarında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Artık taraflar yalnızca sözleşme süresine bağlı kalmayacak, ortaya çıkan şartlara göre fesih talepleri daha geniş bir çerçevede değerlendirilecek.
Kısacası bu karar, ev sahibi-kiracı ilişkilerinde dengeleri değiştirebilecek önemli bir adım olarak görülüyor.

