Almanya’da Frankfurt Bölge Mahkemesi’nin Instagram ve Facebook’ta yayınlanan sahte reklamlarla ilgili verdiği karar, dijital platformların kullanıcı içerikleri ve reklamlar karşısındaki hukuki sorumluluğunu yeniden gündeme getirdi.

16 Eylül 2026 tarihli kararda mahkeme, üçüncü kişiler tarafından Instagram ve Facebook’ta yayınlanan sahte reklamlar nedeniyle Meta’nın belirli hukuki sorumluluklar taşıdığına hükmetti. Karar kapsamında sahte reklamların yayılmasının engellenmesi, zararların karşılanması ve reklamlar ile bunlardan elde edilen gelirlere ilişkin bilgi verilmesi yönünde yükümlülükler getirildi. Karar henüz kesinleşmedi ve temyiz yolu açık.

Bir ayda yaklaşık 260 sahte reklam bildirildi

Davanın merkezinde Almanya’daki bir finans portalı ile şirketin tanınan kurucusu yer aldı. İddiaya konu reklamlarda şirketin logosu ile kurucusunun adı ve fotoğrafı kullanılarak yatırım içerikli sahte reklamlar yayınlandı.

Mahkemenin aktardığı bilgilere göre, davacı şirket yalnızca Ağustos 2024'te Meta’ya yaklaşık 260 ihlal bildirimi yaptı. Buna rağmen aynı veya benzer sahte reklamların yeniden yayınlandığı, bazı içeriklerin kaldırılmasının ise 62 güne kadar sürdüğü belirtildi.

Mahkeme algoritmik kontrolü dikkate aldı

Televizyon sahipleri dikkat! Türksat 4A’ya geçişte kanal ayarları değişti
Televizyon sahipleri dikkat! Türksat 4A’ya geçişte kanal ayarları değişti
İçeriği Görüntüle

Kararda Meta’nın yalnızca içerikleri barındıran pasif bir aracı olmadığı değerlendirmesi öne çıktı.

Mahkemeye göre Meta, reklamların sıralamasını ve ne zaman gösterileceğini otomatik sistemlerle belirliyor. Kullanıcı akışlarındaki içeriklerin dağıtımı da algoritmalar aracılığıyla yapılıyor.

Bu nedenle mahkeme, Meta’nın Avrupa Birliği Dijital Hizmetler Yasası’nın (DSA) bilgi sahibi olmama yönündeki savunmasına dayanamayacağı sonucuna vardı.

“Platformlar daha dikkatli olmak zorunda kalacak”

Konuyu değerlendiren Bilişim Uzmanı Hakan Topuzoğlu, sosyal medya platformlarında yayınlanan sahte reklamlardan kaynaklanan mağduriyetlere dikkat çekti.

Topuzoğlu, Türkiye’de de tanınmış kişilerin sahte reklamlar nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirterek, benzer düzenlemelerin uygulanması halinde platformların reklamları daha dikkatli incelemek zorunda kalacağını söyledi.

Topuzoğlu, platformların yalnızca para cezasıyla karşı karşıya kalmasının değil, ortaya çıkan hak kayıplarının da dikkate alınmasının önemli olduğunu ifade etti.

“Dijital hukuk açısından tarihi bir eşik”

Avukat Kübra Pekel ise Almanya’daki gelişmenin dijital platformların hukuki sorumluluğu açısından dikkat çekici olduğunu belirtti.

Pekel, sosyal medya platformlarının yalnızca iletişim mecraları olmadığını, aynı zamanda büyük reklam ve ticaret alanlarına dönüştüğünü söyledi. Sahte reklamların finansal kayıpların yanı sıra kişisel veri ve kişilik hakları açısından da mağduriyetlere yol açabildiğini ifade etti.

Pekel, Frankfurt’taki kararın platformların “sadece aracı hizmet sağlayıcı” olduğu yönündeki yaklaşım açısından önemli bir gelişme olduğunu belirterek, kararın uluslararası dijital hukuk bakımından tarihi bir eşik oluşturduğunu söyledi.

Karar henüz kesinleşmedi

Frankfurt Bölge Mahkemesi’nin kararı 16 Eylül 2026 tarihli ve henüz kesinleşmiş değil. Meta’nın karara itiraz edebileceği belirtilirken, şirket tarafından da karara katılınmadığı ve sonraki adımların değerlendirildiği açıklandı.

Uzmanlar ise Almanya’daki kararın, sahte reklamlarla mücadelede platformların sorumluluğunun hangi koşullarda doğabileceğine ilişkin tartışmalar açısından yakından takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: İha