Düğün gerçekleşmeden sona eren nişanlarda takılan altın ve verilen hediyelerin akıbeti, taraflar arasında önemli bir hukuki anlaşmazlığa dönüşebiliyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin önüne gelen bir dosyada, nişan sırasında verilen ziynet eşyalarının hangi durumda geri istenebileceğine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirme yapıldı.

Düğüne kısa süre kala ayrıldılar

Yargıtay’a taşınan dosya, evlilik hazırlığı yapan bir çiftin düğüne kısa süre kala nişanı bozmasıyla başladı. Ayrılığın ardından taraflar, nişan döneminde yapılan harcamalar ve birbirlerine verdikleri hediyeler nedeniyle anlaşmazlık yaşadı.

Züccaciye ve bohça masraflarından damat takımına, saatten yüzüklere kadar birçok kalem uyuşmazlığın konusu oldu. Ancak dosyada en dikkat çeken bölüm ziynet eşyaları oldu.

Nişanda 120 gram altın takıldı

Dosyaya göre nişan sırasında 22 ayar ve toplam 120 gram ağırlığında 6 bilezik, 22 gram tuğralı kolye, 5 gram tektaş yüzük ve 5 gram alyans takıldı.

İlk derece mahkemesi, ziynet eşyalarının o dönem belirlenen toplam 67 bin liralık bedelinin karşı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verdi. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne taşındı.

Yargıtay’dan ‘alışılmış hediye’ ayrımı

Yargıtay değerlendirmesinde Türk Medeni Kanunu’nun 122’nci maddesine dikkat çekildi. Düzenlemeye göre nişanlılığın evlilik dışında bir nedenle sona ermesi halinde, tarafların veya anne ve babalarının birbirlerine verdikleri alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenmesi mümkün.

Yüksek Mahkeme, altın, bilezik, kolye ve benzeri ziynet eşyalarını bu kapsamda değerlendirdi. Buna göre söz konusu hediyelerin nişanın sona ermesinin ardından iadesinin talep edilebileceği belirtildi.

Ancak kararda tüm hediyelerin aynı kapsamda olmadığına dikkat çekildi.

Kayseri’de sigara içenleri şaşırtacak gelişme! Paket başına 20 TL gündemde
Kayseri’de sigara içenleri şaşırtacak gelişme! Paket başına 20 TL gündemde
İçeriği Görüntüle

Nişan yüzüğü için farklı değerlendirme

Yargıtay, nişan yüzüğünü diğer ziynet eşyalarından ayrı değerlendirdi. Nişan yüzüğünün “alışılmış hediye” niteliğinde olduğuna işaret eden Yüksek Mahkeme, bu nedenle yüzüğün geri istenebilecek hediyeler kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetti.

Kararla birlikte nişan sırasında verilen her takı ve hediyenin aynı hukuki kapsamda olmadığı bir kez daha ortaya konuldu.

Nişanı kimin bozduğu belirleyici değil

Kararın dikkat çeken bir diğer noktası ise nişanın kimin tarafından bozulduğu konusunda oldu.

Hediyelerin iadesi değerlendirilirken nişanın hangi tarafın kusuru nedeniyle sona erdiğine bakılmadığı belirtildi. Buna göre nişanı kimin bozduğu, alışılmışın dışında kabul edilen hediyelerin geri istenmesi açısından tek başına belirleyici olmayacak.

Yargıtay’ın bu değerlendirmesiyle, evlilik gerçekleşmeden sona eren nişanlarda altın ve diğer hediyelerin iadesi konusunda hangi hediyelerin geri istenebileceğine ilişkin ayrım bir kez daha ortaya konuldu.

Kaynak: Özel Haber